6306 Sayılı Kanun İle Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem - Tellal, Nisan 2013

6306 sayılı  Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun geçtiğimiz yılın ortalarında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yurt genelinde uygulanacak olan ve 6-7 milyon konutun yıkılıp, yeniden yapılmasını öngören böyle büyük boyutlardaki bir çalışma, evleri kentsel dönüşüm kapsamında olan vatandaşlar kadar, inşaat ve gayrimenkul sektörlerini ve bağlantılı diğer sektörleri de çok yakından ilgilendiriyor.

1984 yılında, 2981  sayılı “İmar ve Gecekondu  Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak  Bazı İşlemler ve 6785  Sayılı İmar  Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkındaki Kanun”, ile kentsel dönüşüme dair ilk yasal düzenleme yapılırken, bunu 3194 sayılı İmar Kanunu (1985) takip etti.

2000’li yıllarda Kentsel dönüşüm projelerine ve aynı yaklaşımda farklı adlarla hayata geçirilen projelerde; 5104 sayılı “Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi” Kanunu (2004), 5366 sayılı “Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması” Kanunu (2005) ve 5393 Sayılı “Belediye Kanunu”nun 73. Maddesi (2005) yasal dayanak olarak alındı. Son olarak çıkarılan “6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”, Kentsel Dönüşüm uygulamaları konusunda ‘bugüne kadar yapılan en kapsamlı düzenleme’ olarak değerlendiriliyor.

Mevcut yapı stokunun %40’ını etkileyecek

Düzenleme ile Türkiye’de bulunan yaklaşık 19 milyon konuttan 14 milyonunun Kentsel Dönüşüm kapsamında olduğu düşünülürse yürütülmekte olan çalışmaların boyutu daha iyi anlaşılıyor. Bu 14 milyon konutta incelemeler ve depreme dayanıklılık testleri yapıldıktan sonra yaklaşık 6-7 milyon konutun yıkılıp, yeniden yapılması bekleniyor.

Son 15 yılda inşa edilen 5 milyon konut, deprem yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı için dönüşümün dışında tutuluyor.

Kentsel Dönüşümün ilk etabında 35 ilde 6.500 konutun yıkımına başlanırken, imar durumu müsait olan yerlerde yıkılandan daha fazla sayıda konut yapılması planlanıyor. Buna göre 20-30 yıl sürecek olan Kentsel Dönüşüm süreci sonunda yaklaşık 7 milyon konutun inşa edilmesi bekleniyor. Ülkedeki toplam yapı stokunun %40’ının yenilenmesi veya güçlendirilmesi öngörülüyor.

Geçtiğimiz yıl içerisinde yayımlanan 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun bugüne kadar yapılan düzenlemelerden önemli değişiklikler içeriyor.  Kanunun amacı; can ve mal kaybının meydana geldiği doğal afetler gerçekleşmeden önce gerekli tedbirlerin alınması, zararın oluşmadan engellenmesi ve vatandaşların sağlıklı ve güvenli bölgelerde ve binalarda yaşamasını sağlamak. Daha önce yapılan düzenlemeler, afet meydana geldikten sonra oluşan zararları gidermeye yönelikti. Yeni düzenlemede öncelikli hedef vatandaşların can güvenliğinin sağlanması. Riskli yapısı yıkılmış olan hak sahiplerine kredi, konut ve işyeri tahsisi, konut sertifikası gibi desteklerin verilmesi öngörülüyor. Kentsel dönüşümün etkili bir şekilde gerçekleştirilmesi için de yerel yönetimler etkin bir biçimde yetkilendirilmiş.

Öncelik Acil Risk Taşıyan Yerlerde Olacak

6306 sayılı Kanun kapsamında, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebi ile can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan riskli alanlar ile ekonomik ömrünü tamamlamış, yıkılma veya ağır hasar görme tehlikesi olan yapılar belirlenecek. Yapılan risk tespitleri sonrasında başlanacak olan uygulamalar “Kentsel Dönüşüm Eylem Planı” içerisinde yer alacak. Kentsel dönüşüm eylem planlarının önceliği; birinci derece deprem bölgesinde yer alan illerde ve ikinci derece deprem bölgesinde bulunup acil risk taşıyan yerlerde olacak.

Yerinde Dönüşüm Mümkün

Binanın zemin yapısı sebebiyle mi, yoksa binaya ilişkin sebepler ile mi riskli yapı olarak tespit edildiği önemli. Zemin yapısı sebebiyle “riskli yapı” veya binanın bulunduğu alanın zemin özellikleri sebebiyle “riskli alan” tespiti yapılmış ise, bu alanlarda yapılaşma imkanı kısıtlı olacağından, bu binanın yerine rezerv alanda yapılacak başka bir binanın verilmesi söz konusu olabilir. Ancak, söz konusu bina, binaya ilişkin sebeplerle “riskli yapı” olarak tespit edilmiş ise, yerinde dönüşüm yapılması mümkün olacak.

Üzerindeki bina yıkılarak arsa haline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine ilgili tapu müdürlüğünce resen terkin edilerek, önceki vasfı ile değerlemede bulunularak veya malik ile yapılan anlaşmanın şartları tapu kütüğünde belirtilerek malikleri adına payları oranında tescil edilir. Bu taşınmazların sicilinde bulunan taşınmazın niteliği, ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh, hisseler üzerinde devam eder. Bu şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit ve ifraz işlemleri Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından resen yapılır. Bu parsellerin malikleri tarafından değerlendirilmesi esastır. Bu çerçevede, parsellerin tevhit edilmesine, münferit veya birleştirilerek veya imar adası bazında uygulama yapılmasına, yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hasılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir.

Ruhsatı alınan ancak inşaata başlamadan riskli alan olan yerler

Bakanlık veya uygulamayı yürütmesi halinde TOKİ, inşaat ruhsatı alınan ancak inşaata başlamadan riskli alan olarak belirlenen yerler için riskli alanlarda, riskli yapıların bulunduğu taşınmazlarda ve rezerv yapı alanlarında, Kanun kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini geçici olarak durdurabilir. Bu Kanunun uygulanması için belirlenen alanların sınırları içinde olup riskli yapılar dışında kalan diğer yapılardan uygulama bütünlüğü bakımından Bakanlıkça gerekli görülenler de bu hükme dahildir.

Yapı Malikleri Tespit Talebinde Bulunabilecek

Kanuna göre riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacak ve sonuç Bakanlığa bildirilecek. Yapı malikleri veya kanuni temsilcileri, tapu belgesinin ve kimlik belgesinin fotokopisi ile masrafları kendilerine ait olmak üzere riskli yapı tespiti talebinde bulunabilirler.

Kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler; sermayesinin en az yüzde kırkı kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan şirketler; depremden korunma, deprem zararlarının azaltılması ve deprem mühendisliğinin gelişmesine katkıda bulunmak gibi konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları; 29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanuna göre Bakanlıktan izin belgesi almış yapı denetimi kuruluşları ve laboratuvar kuruluşları ile mimarlık ve mühendislik hizmetleri veren ve 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca büro tescilini yaptırmış kurum ve kuruluşlar, müracaatları halinde T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca lisanslandırılmaktadır. Ayrıca, verilen süre içerisinde maliklerce riskli yapı tespiti yaptırılmadığı takdirde Bakanlık, belediye ve il özel idarelerince de riskli yapı tespiti yapılabilecek.

Acele Kamulaştırma Yapılabilir

Üzerindeki riskli bina yıkılmış olan arsanın maliklerine yapılan tebligatı takip eden otuz gün içinde en az üçte iki (2/3) çoğunluk ile anlaşma sağlanamaması halinde, bu arsalar için Bakanlık, TOKİ veya idare tarafından acele kamulaştırma yoluna gidilebilir.

6306 sayılı Kanun’da güçlendirilebileceği teknik olarak tespit edilen yapıların güçlendirilebileceğinden bahsedilmesine rağmen, güçlendirme kararının kat maliklerinin ne kadarının oyu ile alınması gerektiği hususunda herhangi bir hüküm bulunmuyor. Bu durumda, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi olan bir binada güçlendirme konusunda bu Kanun’a göre hareket edilmesi gerekmektedir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19 uncu maddesine göre, bir binada güçlendirme yapılabilmesi için ya “bütün kat maliklerinin beşte dördünün (4/5) yazılı rızasının olması” ya da “yapının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun mahkemece tespit edilmiş olması” gerekiyor.

Maliklerin Dava Açma Hakkı Var

Oturduğu binanın riskli olduğuna dair tespit raporu alınan ancak buna itiraz etmek isteyen malikler, on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe verilecek bir dilekçe ile itiraz edebilirler. Maliklerin Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca dava açma hakları bulunuyor. İlgili Kanunda, “Bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.” denilmiştir. Belediye Kanunu madde 73’te “Kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarında bulunan yapıların boşaltılması, yıkımı ve kamulaştırılmasında anlaşma yolu esastır. Kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında bulunan gayrimenkul sahipleri ve belediye tarafından açılacak davalar, mahkemelerde öncelikle görüşülür ve karara bağlanır.” ifadesi yer almaktadır. Yapıların hacizli olması veya kaçak yapı olması, 6306 sayılı Kanun kapsamında bu yapıların risklilik yönünden incelenmesine ve yapılacak uygulamalara engel teşkil etmiyor. Hacizli ve kaçak binaların malikleri, ilgili mevzuat hükümleri de gözetilerek, Kanun’un getirdiği haklardan yararlanabilirler. Sit alanlarında uygulama yapılması gerekmesi halinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görüşü alınarak uygulama yapılabilir.

Binanın risk tespitinde çoğunluk şartı aranmıyor

Bir binanın riskli olup olmadığı “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre risk tespit kuruluşlarınca, yapının ekonomik ömrünü tamamlamış olduğu ve depremde yıkılacak olduğunun tespit edilmesi ve buna dair risk raporu ile anlaşılıyor.

Binanın risk tespitinde çoğunluk şartı aranmıyor.  Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Herhangi bir daire, dükkan ve arsa payı sahibi bu başvuruyu tek başına yapabilir.

Yapı maliklerine en az 60 gün süre verilecek

Riskli yapı tespiti yapılmasından ve risk tespitine itiraz varsa sonucunun alınmasından sonra; yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, belediyeler veya il özel idarelerinin de katılımı ile valiler veya kaymakamlar tarafından yaptırılacaktır. Belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır.

Uygulamanın gerektirmesi halinde  tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat Bakanlık da yapabilir. Risk tespit raporunun hazırlanmasından itibaren yıkımın gerçekleşme süreci toplamda 6-8 ay içindedir. Bakanlık yıkmak isterse bu sürenin sonunda yıkabilir. Ama Bakanlık  söylem ve açıklamalarında yıkım için aceleci davranılmayacağı, maliklerden talep gelmeden harekete geçilmeyeceği belirtilmektedir.

Geçici konut ya da kira yardımı yapılacak

6306 sayılı Kanuna göre, riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esas alınmış. Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara, geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılacak.

Tahliye edilen, uygulama alanındaki yapılar ile uygulama alanı dışındaki riskli yapıların maliklerine, tahliye tarihinden itibaren konut ve işyerlerinin teslim tarihine veya ilgili kurumca belirlenecek tarihe kadar, mümkün olması halinde geçici konut veya işyeri tahsisi, mümkün olmaması halinde ise, Bakanlıkça kararlaştırılacak aylık kira yardımı yapılacak. Kanun kapsamında kredi kullanacak gerçek veya tüzel kişilerin bankalardan kullanacağı kredilere; Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı bulunduğu Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenen oranlarda Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından karşılanmak üzere faiz desteği verilebilecek ancak Dönüşüm Projeleri Özel Hesabından aynı kişiye hem kira yardımı ve hem de faiz desteği yapılamayacak.
 

Son Haber



  • proestate17 odul toreni


    LAL DEĞERLEME PROESTATE 2017’DE 

     Yurt içi ve yurt dışındaki Gayrimenkul konulu fuarları yakından takip eden Lal Gayrimenkul Değerleme A.Ş., Rusya’da gerçekleştirilen PROESTATE Uluslararası Emlak ve Yatırım Forumu’na katıldı. 

     

    Küresel anlamda sektörel gelişmeleri takip eden ve bu çerçevede yurt içi ve yurt dışındaki fuarlara katılan Lal Gayrimenkul Değerleme A.Ş., Rusya’nın Moskova şehrinde gerçekleştirilen ve son yıllarda gayrimenkul sektörü öncülerinin ajandalarında önemli bir etkinlik haline gelen PROESTATE 2017’de bu yıl da yerini aldı.

    KTürkiye’nin Onur Konuğu olduğu PROESTATE 2017’ye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Büyükelçilik yetkilileri, İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve Türk yatırımcılar da yoğun ilgi gösterdiler. Çevre ve Şehircilik Bakanlığını Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan ve heyeti temsil etti. Fuar alanında İTO tarafından kurulan standı ziyaret eden ve programları takip eden Mehmet Ceylan, Rusya Federasyonu Konut ve Kamu Destekleri Bakanı Mikhail Men ve Yardımcısı Stasishin Nikita Evgenievich ile de bir görüşme gerçekleştirdi. Gerçekleştirilen ikili görüşmede Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkilere çok önem verdiklerinin altını çizen Bakan Yardımcısı Ceylan, yaklaşık 100'e yakın Türk müteahhidinin Rusya'da önemli işler yaptığını ve bundan sonra da yapılacak projelere talip olduklarını belirtti. Görüşmede Rus Bakanın, Türk müteahhitlerin çabukluğunu ve kalitesini övdüğünü ve bunun ile gurur duyduğunu da belirten Ceylan, Rusya tarafının Türk inşaatçıları yeni Moskova'nın inşasında görmek istediklerini dile getirdiklerini kaydetti.

    22 farklı ülkeden katılımcıya ev sahipliği yapan PROESTATE’in konferans programında, üst düzeyde 200 uluslararası konuşmacının deneyimlerini ve fikirlerini paylaştığı yaklaşık 40 adet etkinliğe yer verildi. Fuarda Lal Değerleme A.Ş.’yi, Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz, Genel Müdürü Eda Öz ve Eğitim Müdürü Osman Yüksel temsil etti. Fuarı düzenleyen kuruluş tarafından, Lal Değerleme A.Ş.’ye katılım ve katkılarından dolayı bir teşekkür belgesi verildi.

    Fuar programı kapsamında gerçekleştirilen ödül töreninde de, Lal Değerleme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz’e, iki ülke gayrimenkul sektörü temsilcilerinin PROESTATE kapsamında bir araya gelmesi konusundaki katkılarından dolayı bir plaket verildi. Rusya’nın, yakın coğrafyada olması ve büyük inşaat projelerinin gerçekleştirilmesi açısından Türkiye için önemli bir potansiyel olduğuna dikkat çeken Ebru Öz, kurulacak doğru bağlantılar ile bu potansiyelin kullanılabileceğini ve bu durumdan her iki ülkenin de karlı çıkacağını, bu nedenle de ilişkilerin geliştirilmesi adına yapılan çalışmaların çok değerli olduğunu belirtti. 

     



  • gazi degerleme semineri


    GAZİ ÜNİVERSİTESİNDE DEĞERLEME SEMİNERİ 

     Lal Gayrimenkul Değerleme A.Ş., Gazi Üniversitesi’nde düzenlediği seminer ile öğrencilere gayrimenkul değerleme sektörü ve kariyer imkanları hakkında bilgiler verdi.  

     

    Sektörü bilgilendirme misyonu ile çeşitli etkinlikler düzenlemeyi öncelikleri arasında tutan Lal Gayrimenkul Değerleme A.Ş.; üniversite öğrencilerine yönelik yeni bir seminere imza attı. Daha önce Ankara Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETU) ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde benzer bilgilendirici faaliyetler düzenleyen Lal Değerleme A.Ş., bu kez Gazi Üniversitesi’nde bir seminer gerçekleştirdi.

    Gazi Üniversitesi “İnşaat Topluluğu” tarafından organize edilen Teknoloji Fakültesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Lal Gayrimenkul Değerleme ve Müşavirlik A.Ş. Eğitim Bölüm Müdürü Osman Yüksel, gayrimenkul değerleme sektörü ve bu sektördeki kariyer imkanları hakkında bir sunum yaptı. Sunumda; ana hatlarıyla “Değerleme nedir?, Nerelerde kullanılır?, Türkiye’de değerleme sektörünün durumu” konularında bilgiler verilirken, sektöre giriş yapmak isteyen adayların nasıl değerleme uzmanı olabileceklerine de değinildi.

    Seminere katılan öğrencilerin, kariyer planlamalarını mezuniyet öncesinde yapmalarının çok önemli olduğunu ve bu nedenle şimdiden gelecek planlarını yapmaya başlamalarını öğütleyen Osman Yüksel’e, “İnşaat Topluluğu” üyeleri tarafından bir plaket takdim edildi. 

     



  • mpm17


    LAL DEĞERLEME MIPIM 2017’DE 

     Lal Gayrimenkul Değerleme ve Müşavirlik A.Ş. dünyanın en prestijli gayrimenkul fuarı olan ve sektörün öncülerini bir araya getiren MIPIM 2017’de açtığı stant ile yerini aldı. 

     

    Fransa'nın Cannes kentinde 1989 yılından bu yana düzenlenen “MIPIM Uluslararası Gayrimenkul Fuarı”, her yıl olduğu gibi bu yıl da gayrimenkul sektörüne yön veren şirketlerin katılımı ile gerçekleşiyor. MIPIM’e katılıp stant açan şirketler arasında yer alan Lal Gayrimenkul Değerleme ve Müşavirlik A.Ş., bu yıl da uluslar arası platformda Türkiye’yi temsil etmenin gururunu yaşıyor.

    Gayrimenkul değerleme sektörünün öncülerinden olan ve “Gerçek Değerin Teminatı” olma hedefi ile faaliyetlerine devam eden Lal Değerleme A.Ş, MIPIM 2017’de sektör temsilcileri ile bir araya gelmeyi amaçlıyor. Uzun yıllardır MIPIM’e katıldıklarını ve çok verimli görüşmeler yaptıklarını belirten Lal Değerleme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz, son üç yıldır da açtıkları stant ile MIPIM’in daimi katılımcılarından biri olduklarını söyledi. MIPIM kapsamında 4 gün boyunca 90 ülkeden, 20 binin üzerinde profesyonelin bir araya geldiğini belirten Ebru Öz, MIPIM’e katılmanın şirketin yurt dışı hedeflerine ulaşması açısından önemli olduğunu ifade etti. Bu yıl kuruluşlarının 20. yılını kutladıklarını ve sektörde önemli bir deneyime sahip olduklarını vurgulayan Ebru Öz, “Tüm sektörlerde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de deneyim çok önemli. Sahip olduğumuz deneyim ve bilgi birikimimiz ile yurt içinde ve yurt dışında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sektörel gelişmeleri yakından takip ediyor, faaliyetlerimize bu doğrultuda yön veriyoruz. Gelişime daima açığız. Son yıllarda kentsel dönüşüm alanında da büyük projelere imza attık. Daha çok çalışarak daha büyük projelere imza atmayı hedefliyoruz.” dedi. MIPIM kapsamında birçok firma ile görüşmeler yapma imkanı bulduklarını söyleyen Lal Değerleme A.Ş. Genel Müdürü Eda Öz ise, bu yıl da ortak projeler geliştirmek adına görüşmeler yapacaklarını ve bu görüşmelerden olumlu sonuçlar elde etmeyi hedeflediklerini belirtti.

    Geçmiş MIPIM’lerde olduğu gibi E68 numaralı stantta misafirlerini ağırlayan Lal Gayrimenkul Değerleme ve Müşavirlik A.Ş.’yi, Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz, Genel Müdür Eda Öz, Şirket Kurucusu İclal Öz, Kurumsal Değerleme Bölüm Müdürü Erinç Barış ve İletişim Sorumlusu Alper Yanıkömer temsil ediyor.

     

  • gayrimenkul mevzuatinda yapilan onemli duzenlemeler

     2012-2013-2014 ve 2015 yılları arasında gayrimenkul mevzuatında yapılan önemli düzenlemelerin tümünü artık tek bir kitapta bulmak mümkün. Lal Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Eğitim Bölüm Müdürü Osman Yüksel’in, 2012-2015 yılları arasında gayrimenkul mevzuatında yapılan önemli düzenlemeleri bir araya getirdiği ve düzenlemelerden bir bölümüne ilişkin, değerlendirmelere veya düzenlemeden önceki kısmına yer verdiği kitabı, Gazi Kitabevi tarafından yayımlandı.

     

     

    Kurulduğu günden bu yana gayrimenkul sektörünün gelişimine katkı sağlamak amacıyla çeşitli çalışmalar yapan Lal Gayrimenkul Değerleme A.Ş., sektörle ilgili yayınların hazırlanmasına da destek oluyor. Bünyesinde kurduğu Eğitim Bölümü ile hem şirket personeline hem de diğer sektör mensuplarına yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri düzenleyen Lal Değerleme, sektörel yayınlar ile de çalışmalarını sürdürüyor.

    Uzun yıllardan bu yana görev yaptığı Lal Gayrimenkul Değerleme Müş. A.Ş.’de son olarak Eğitim Bölüm Müdürü olarak görev yapan İnşaat Mühendisi Osman Yüksel’in, 2012-2015 yılları arasında gayrimenkul mevzuatında yapılan önemli düzenlemeleri bir araya getirdiği kitabı, Gazi Kitabevi tarafından yayımlanmış olup, kitaba Gazi Kitabevi’nin anlaşmalı olduğu tüm kitapçılardan ya da ilgili internet siteleri aracılığı ile ulaşılabilmektedir.

    “2012-2013-2014 ve 2015’te Gayrimenkul Mevzuatında Yapılan Önemli Düzenlemeler” isimli kitapta, İmar Kanunu, İskan Kanunu, Kat Mülkiyeti Kanunu, Kamulaştırma Kanunu, Tapu Kanunu, Kadastro Kanunu, Yapı Denetimi Hakkında Kanun, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, Emlak Vergisi Kanunu, Orman ve Mera Kanunları, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuatlarda yapılan önemli düzenlemeler ve düzenlemelerden bir bölümüne ilişkin değerlendirmelere veya düzenlemeden önceki kısmına yer veriliyor.

    Son birkaç yıllık periyotta gayrimenkul mevzuatında önemli düzenlemeler olduğunu ifade eden Osman Yüksel, kitabın gayrimenkul sektörü profesyonellerinin faydalanabileceği bir çalışma olduğunu belirtti. Lal Gayrimenkul Değerleme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Öz de; titiz bir çalışma sonucu hazırlanarak sektöre kazandırılan ve 2012-2015 yılları arasında gayrimenkul sektöründe yapılan tüm önemli yasal düzenlemeleri içeren bu eserin, gayrimenkul sektörünü yakından takip eden herkes için son derece faydalı olacağını ifade etti.

     

     

    “2012-2013-2014 ve 2015’te Gayrimenkul Mevzuatında Yapılan Önemli Düzenlemeler’

    İÇİNDEKİLER

    1. 2012-2013-2014 ve 2015’te İmar Kanunu ve İlgili Mevzuatta Yapılan Önemli Düzenlemeler
    2. 2012-2013-2014 ve 2015’te İskan Kanunu’nda Yapılan Önemli Düzenlemeler
    3. 2012-2013-2014 ve 2015’te Kat Mülkiyeti Kanunu’nda Yapılan Düzenleme
    4. 2012-2013-2014 ve 20115’te Kamulaştırma Kanunu’nda Yapılan Önemli Düzenlemeler
    5. 2012-2013-2014 ve 2015’te Tapu Kanunu ve İlgili Mevzuatta Yapılan Önemli Düzenlemeler
    6. 2012-2013-2014 ve 2015’te Kadastro Kanunu ve İlgili Mevzuatta Yapılan Önemli Düzenlemeler
    7. 2012-2013-2014 ve 2015’te Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve İlgili Mevzuatta Yapılan Önemli Düzenlemeler
    8. 2012-2013-2014 ve 2015’te Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve İlgili Mevzuatta Yapılan Önemli Düzenlemeler
    9. 2012-2013-2014 ve 2015’te Emlak Vergisi Kanunu’nda ve Konutlarda KDV Oranının Tespitine İlişkin Yapılan Düzenleme
    10. 2012-2013-2014 ve 2015’te Orman, Mera Kanunları ve İlgili Mevzuatta Yapılan Önemli Düzenlemeler
    11. 2012-2013-2014 ve 2015’te Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve İlgili Mevzuatta Yapılan Önemli Düzenlemeler
    12. 2012-2013-2014 ve 2015’te Sermaye Piyasası Kanunu ve İlgili Mevzuatta Yapılan Önemli Düzenlemeler
    13. 2012-2013-2014 ve 2015’te Gayrimenkul Mevzuatı ile İlgili Yapılan Diğer Önemli Düzenlemeler

     

  • Yıl boyunca gerçekleştirdiği 32 Eğitimle dikkat çeken Eğitim Birimi, 2013’e 29 Aralık
    tarihinde gerçekleştirilen
    SPL Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı Lisanslama
    Sınavı öncesinde

    Devamını oku...
Bulunduğunuz Yer  : Ana Sayfa Basın Odası Makaleler 6306 Sayılı Kanun İle Kentsel Dönüşümde Yeni Dönem - Tellal, Nisan 2013